23 Mart 2018 tarihinde yayınlanmıştır.
Bektâşî, Arabın evine misâfir gitmiş. Arab, "Tâhâ! teal hünâ!", "Yâsîn! teal!" diyerek çocuklarını çağırıyormuş. Bektâşî, "Yâsîn, Tâhâ diye kime sesleniyorsun?" diye sorunca Arab, "Onlar benim çocuklarım, birinin adı Yâsîn, öbürünün adı Tâhâ" demiş. Bektâşî, "Haa demek öyle. Eğer bir çocuğun daha olursa ismini kul yâ eyyühel kâfirûn koy bari" demiş.Bu hikâyeyi duyanlar/okuyanlar arasında "Aman canım hiç olur mu böyle şey" diyenler çıkacakdır. Olur hem de bal gibi olur. Kur`ân-ı Kerîm'de geçiyor diye çocuğuna "aleynâ" veya "ecrin" gibi ma'nâsız isimler verenlerin hikâyedeki Bektâşî'den ne farkı var Allah aşkına! Duâ edelim de Kur`ân'da geçiyor diye bir gün birileri çıkıp da çocuğuna "hınzîr" ya da "hamîr" diye isim koymasın.