Haberdâr Olmamışsın Kendi Zâtından da Hâlâ Sen

28 Mart 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Mehmed Akif Ersoy

ŞİİR

Haberdâr olmamışsın kendi zâtından da hâlâ sen
Muhakkar bir vücûdum dersin ey insân fakat bilsen

Senin mâhiyyetin hattâ meleklerden de 'ulvîdir
'Avâlim sende pinhândır cihânlar sende matvîdir

Zemînlerden semâlardan taşarken feyz-i Rabbânî
Olur kalbin tecellî-zâr-ı nûrânûr-i Yezdânî

Musaggar cirmin ammâ gâye-i sun'-i ilâhîsin
Bu haysiyyetle pâyânın bulunmaz bî-tenâhîsin

Edîb-i kudretin beytü'l-kasîd-i şi'ri olmuşsun
Hakîm-i fıtratın bir anlaşılmaz sırrı olmuşsun

Esîrindir tabî'at dest-i teshîrindedir eşyâ
Senin ahkâmının münkâdıdır mahkûmudur dünyâ

Bulutlardan sevâik sayd eder 'irfân-ı çâlâkin
Yerin altında ma'denler bulur nakkâd-ı idrâkin

Denizler bisterindir dalgalar gehvâre-i nâzın
Nedir dağlar semâ-peymâ senin şehbâl-i pervâzın

Havâ bir refref-i seyyâl-i hükmündür ki bir demde
Olur dem-sâz-ı âvâzın bütün aktâr-ı 'âlemde

Dayanmaz pîş-i ikdâmında mâni'ler müzâhimler
Kaçar sen rezm-gâh-ı 'azme girdikçe muhâcimler

Karanlıklarda gezsen şeb-çerâğın fikr-i hikmetdir
Ki her işrâkı bir sönmez ziyâ-yı sermediyyetdir

Susuz çöllerde kalsan bedrekan ilhâm-ı sa'yindir
Ki her hatvende eyler sâye-küster vâhalar zâhir

Ne zindanlar olur hâil ne menfâlar ne makteller
Yürürsün sedd-i râhın olsa hattâ âhenîn eller

Yıkar bârû-yi istibdâdı bir âsûde tedbîrin
Semâlardan inen te'yîdisin gûyâ ki takdîrin

Teharrîden usanmazsın te'âlîden te'âlîye
Atıldıkça atılsam şimdi dersin başka âtîye

Senin en şanlı eyyâmında en mes'ûd hâlinde
Bir istikbâl-i dûrâdûr vardır hep hayâlinde

O istikbâledir şevkin odur ma'şûk-i vicdânın
O kudsî neşvenin şeydâ-yı bî-ârâmıdır cânın

O şevkin dâim ilcâsıyle seyrin ıztırârîdir
Terakkî meyli artık fıtratında rûh-i sârîdir

Bütün esrâr-ı hilkatden haberdâr olmak istersin
Bu gaybistân-ı hîçâhîçden kurtulmak istersin

Me'âdın mebdein hâlin ki üç müdhiş mu'ammâdır
Durur edvâr-ı müstakbel gibi karşında hep hâzır

Koşarsın bunların sevdâ-yı idrâkiyle durmazsın
Hakîkatden velev bir şemme duymazsan oturmazsın

Serâir perde-pûş-i zulmet olsun varsın isterse
Düşürmez düşdüğün yeldâ-yı hirmân rûhunu ye'se

Emel meş'al-keşin bir rehnümâ hemrâhın olmuşken
Tehâşî eylemezsin sîne-i deycûra girmekden

Gelip bir gün tecellî etse mâhiyyât-ı masnû'ât
Teharrîden geçer bir dem karâr eyler misin heyhât

Tutar mâhiyyet-i Sâni' o en heybetli mâhiyyet
Olur âteşzen-i ârâmın artık durma cevlân et

Tevakkuf yok seninçün dâimî bir seyre tâbi'sin
Ne zîrâ hâle râzîsin ne müstakbelle kâni'sin

Dururken böyle bî-pâyan terakkîzâr karşında
Nasıl dersin ya pek mahdûd bir cirmim tutarsın da

Meleklerden büyük hem çok büyük tebcîle mazharsın
Tekâlîfin emânetgâhısın bir başka cevhersin

Hayâtın eksik olmazken ağır bin bârı arkandan
Ölümler korkular savlet ederken hepsi bir yandan

Şedâid iktihâm etmekde müdhiş bir mekânetle
Yolundan kalmayıp dâim gidersin hem ne sür'atle

Senin bir nüsha-i kübrâ-yı hilkat olduğun elbet
Tecellî etdi artık dur düşün öyleyse bir hükm et

Nasıl olmak gerekdir şimdi ef'âlin ki hem-pâyen
Behâim olmasın kadrin melâikden mu'azzezken

Mehmed Âkif Ersoy
Listeye geri dön