1 Ocak 2023 tarihinde yayınlanmıştır.
Sûretin sîreti, lafzın manâsı, kabuğun içi, zâhirin bâtını olduğu gibi âfâkdaki her şeyin enfüsde bir karşılığı vardır. Yani âlemde ne varsa, insanda da vardır. Bu itibarla âyât-ı Kurâniyyenin de, ehâdis-i nebeviyyenin de, ibâdetlerin de, hattâ hâdiselerin de zâhirî ve âfâkî tarafları olduğu gibi bâtınî ve enfüsî tarafları da vardır. Resûl-i Ekrem Efendimizin Mirâc'ı ve Hicret'i de böyledir. Yani bunlar âfâkda cereyân etmiş, olmuş bitmiş hâdiseler gibi görünse de enfüsde ve bâtında da cârîdir ve her devirde, her yerde, herkesde enfüsî olarak gerçekleşmekdedir. Yani bunları herkes kendi nefsinde, kendi derûnunda yaşayabilir.
Şîmdi Hicret-i Nebî'nin enfüsî manâlarından bir nebze bahsedelim ki ne demek istediğimiz iyice anlaşılsın. Hicret, zâhirde bir beldeden bir beldeye göç etmek demekdir. Manevî hicret ise kişinin bulunduğu bir hâlden başka bir hâle, bir makâmdan başka bir makâma geçmesi demekdir. Bu da herkesin bulunduğu hâl ve makâma göre değişir. Şöyle ki;
- Küfür ve şirk zulmeti içinde bulunan bir kimse için hicret, îmâna, tevhîde kavuşmakdır.
- Cehil zulmeti içinde bulunan bir kimse için hicret, ilme, irfâna erişmekdir.
- Gâflet içinde bulunan bir kimsenin hicreti, uyanmakdır, kalb gözünü açmakdır, zikrullaha başlamakdır.
- Nefs-i emmâresine mahkûm olan ve büyük günahlara mübtelâ olan bir kimsenin hicreti, nefsin esâretinden kurtulmakla, büyük günahlara tövbe etmekledir.
- Ahlâkı kötü olan bir kimsenin hicreti, güzel ahlâka sâhib olmakladır.
- Dünyâya, mâsivâya gönül verenlerin hicreti, dünyâ, mâsivâ sevgisini gönülden çıkarmak ve gönlü Allah ve Resûlünün sevgisi ile doldurmakla olur.
- Ehl-i tarîkin hicreti, mürşid-i kâmile kavuşmakladır.
- Âşıkların hicreti, maşûka kavuşmakladır.
- Havâssın hicreti, kesretden vahdete, varlıkdan fenâya ermekledir.
- Hâssü'l-havâssın hicreti ise cem' makâmından farka dönmekledir. Zîrâ Mekke-i Mükerreme cem' makâmını, Medîne-i Münevvere fark makâmını temsil eder. Hicretin bu nevi, büyük velîlere ve peygamberlere mahsûsdur.
Allah'ın bir hikmeti, bu yazı yılın ilk gününe denk geldi. Geliniz bu günü bir mîlâd kabûl edelim ve hayâtımızda yeni bir sayfa açarak, hicrete niyet edelim ve bu yolculuğa bir an evvel başlayalım. Câhilsek, bilmiyorsak öğrenelim, ilme koşalım. Gafletde isek uyanalım, kalb gözümüzü açalım. Nefs-i emmârenin mahkûmiyyetinde isek kurtulalım bu esâretden, Hakk'a kul olalım ki hürriyet O'na kul olmakdadır, sultanlık abdiyyetdedir. Kötü huylarımız varsa onları terk edelim, güzel ahlâk sâhibi olalım. Kalbimizden dünyâ ve mâsivâ muhabbetini çıkaralım, Allah aşkıyla, Peygamber sevgisiyle dolduralım gönlümüzü. Allah kendisine davet ediyor hepimizi, "فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ fe firrû ilallah" buyuruyor, haydi koşalım Allah'ın davetine.